بسم الله الرحمنِ الرحيم

KUR’AN BAHÇESİ ve FIKIH

Gazali, fıkıh usulünün dört temel üzerine oturduğunu söyler (ki bu doğrudur). Bu dört temeli şöyle ifade eder:

  • MÜSMİR (ürün veren)
  • SEMERA (ürün)
  • MÜSTESMİR (ürünü toplayan)
  • TURUKU’L İSTİSMAR (ürünü toplama yolları)

 

Aslına bakılırsa bu güzel bir taksimdir fakat burada göz ardı edilen bir şey vardır ve bu, tarih boyunca da göz ardı edilmiştir. Onun da izahı şöyledir.

Fıkıh usulü, müsmiri yani ürün veren kaynakları “Kuran + Sünnet + İcma” olarak kabul etmiştir. Bu kaynakların en başına “Kur’an”ı koymuştur. Müstesmir yani ürünü toplayan kişiye de müçtehit denmiştir. Müçtehitlere göre ürün verenlerin en tepesinde Kur’an vardır fakat bu müçtehitler şunu göz ardı etmiştir. Kur’an, ürünü toplanacak bir bahçedir ama bu bahçenin bir sahibi vardır. O bahçenin ürününün ne şekilde toplanacağı, ne kadar toplanacağı, ne zaman toplanacağı, kim tarafından toplanacağı ancak sahibi tarafından belirlenir. Sahibini dikkate almadan bahçeye dalıp talan etmek MÜSTESMİR olmak değil, MÜSTAHRİB olmaktır. Mevcut fıkıh usulünün en büyük zaafı işte burasıdır.

“Kur’an’ı sadece Kur’an ile anlama” metodu tam da fıkıh usulünün göz ardı ettiği o yerde durmaktadır.

“Kur’an’ı Kur’an ile anlama” metodu fıkha (bir sözden inanç, amel ve ahlak çıkarmaya) karşı değildir, tam tersi bunu destekler ve hatta olmazsa olmaz görür. “Kur’an’ı Kur’an ile anlama” yöntemi; fıkhın, üzerinde ‘FEQAHA’ yapılan sözün sahibini dikkate almadan fıkıh üretmeye karşıdır.

“Kur’an’ı sadece Kur’an ile anlama” yöntemi, Yüce Allah’a ait sözlerin, Müstesmirin (meyve toplayıcısının) kendi istediği yere getirilmesine karşıdır.

“Kur’an’ı sadece Kur’an ile anlama” yöntemi, Müstesmirin bahçeden kendi istediği meyveyi kendi istediği şekilde toplamasına karşıdır.

“Kur’an’ı sadece Kur’an ile anlama” metodu, Kur’an bahçesinden her isteyenin her istediği şekilde meyve toplamasına karşıdır.

“Kur’an’ı sadece Kur’an ile anlama” metodu, bu bahçenin dokunulmaz olduğunu, bu bahçeye girenin bahçeden meyve toplama yetkinliğinde olup olmadığına kişinin kendisinin değil bahçe sahibinin karar vereceğini temel alır. Bu bahçede sadece meyveyi toplamanın değil meyveye bakmanın bile bahçe sahibinin iznine tâbi olduğunu esas alır.

“Kur’an’ı sadece Kur’an ile anlama” metodu, Kur’an bahçesinin kutsal olduğunu, her bir hareketin sadece bahçe sahibinden onaylı ve tanımlı olması gerektiğini, hiç kimsenin bu bahçede izinsiz kafasını bile kaşıyamayacağını, her ağacına ne kadar mesafede olunacağını sadece bahçe sahibinin belirleyeceğini temel alır.

Çünkü Kur’an, onu koruyan bir sahibi olmadan, ağaçlarının meyve vermesinin rastgele şartlara bağlı olduğu sahipsiz bir bahçe değildir.

O bahçenin öyle bir sahibi vardır ki, her ağacın, her yaprağın, her meyvenin hesabını daha o bahçeyi insanın erişimine açmadan hesaplamıştır.

O bahçedeki ağaçlar öyle ağaçlardır ki, ağaç namına her ne varsa, meyve namına her ne varsa, o bahçenin ağaçlarından pay aldığı kadarıyla vardır ve değeri o paya göre ölçülür.

O payları dağıtan da Kur’an’ın sahibidir.

Allah’a imanında sadık olan her mümin şunu bilmelidir. Kur’an, Yüce Allah tarafından insan türünün erişimine açılmış bir bahçedir fakat bu erişim herkesin o bahçeye istediği şekilde girip istediği şekilde meyve toplayacağı, oradaki ağaçları söküp yerine başka ağaçlar dikeceği veya ağaçların yerini değiştirebileceği, her meyvesini istediği şekilde koparacağı bir erişim izni değildir. Bu bahçenin kapısından ancak secde edilerek ve ‘HITTA’ denilerek girilir. Bu bahçenin kapısından ancak ve ancak bahçenin sahibine kayıtsız şartsız “kul” olarak girilir.

Bu bahçede zararlı otlar, haşereler, meyveleri veya ağaçları içten çürüten hastalıklar yoktur ve olamaz da.

Bu bahçenin meyveleri diğer bahçelerdeki meyveler gibi insana gıda olmaz, tam tersi insana HAYAT olur, nefes olur, içinde güvenle yaşadığı mekân olur.

Bu bahçenin her bir meyvesi ÖLÜMSÜZLÜK İKSİRİDİR.

Bu bahçe, herkesin her yerinde piknik yapabileceği bir bahçe değildir. Bahçenin koruyucuları vardır, onlar buna izin vermezler. Kaçak olarak piknik yapanları, bu dünyada da o dünyada da rezil rüsvay ederler.

Kim “Bu bahçe korunmuyor.” derse yalancıdır, zındıktır, kafirdir, münafıktır, şeytandır.

 

Kusursuzluk sadece Âlemlerin Rabbi Allah’ın olabileceği bir şeydir.

الحمد لله رب العلمين

Önerilen İçerikler